26 Şubat 2011 Cumartesi

Offf Sare offfff

Evden ciktiktan 10metre sonra yoruluyor kizimin bacaklari hatta zorlarsam anne kalbim agriyor ,acil taxiye binelimmm diyor,restoranda istedigi yemegi yemek,lunaparkta oyuncaklara binmek,gezmek hicbisey mutlu etmiyor,bazen elde etmeyi istedigi birsey yok zaten hepsini o istemeden biz onune sunuyoruz acaba o yuzden mi diye dusunuyorum.
Bayramlarada eretesi gun yeni kiyafet giyecegiz diye nasil heyecanlanirdik,simdi alisverise cikmaktan bikkinti geldi,artik magaza dolasip kabinlerde giysi denemek zor gelir oldu.Biz de doyumsuz , biz de mutsuzuz.Sahip olmak,elde etmek onceden buyuk keyifken simdi daha da iyisi icin hirslaniyoruz,elimizde ki hep degersiz geliyor.
Evet biraz yasli teyze blog yazisi gibi oldu ama bu gun Sare beni cok uzdu simdi o uyuduktan sonra bu cileli gunun muhasebesini yapiyorum,bi ara bi koseye oturup aglasam mi diye bile dusundum  o derece kotu bir gundu,o derece bunallti beni.
Evde butun gun bi saniye oturmayan ,yorulmayan cocuk kapidan disari ciktigimizda hemen yoruluyor,heryere taxiyle,arabayla gidilecek istedigi olmayinca cisim geldi numarasi yapiyor ki sen acele et yurumek yerine taxi cagir diye!! o bicim kurnazliklar yani 3yasinda felegin cemberinden gecmis tavirlar:)
Evde surekli buna bu yakisiyor mu diye sorma,surekli firfirli etek ,tayt giymek istemek,bitkisel dudak koruyucu yu dudaklari donmus et yagi varmis gibi gorunene kadar surmek son donem favorilerimiz..
Her gecen gun daha da zorlasan bir surecmis annelik,ergen donemimde anneme yaptiklarimi hatirladim bu gun,celik gibi sinirleri varmis kadinin ne kotu sozler soyledim ,ne cok uzdum onu ve kendimi,Sare bana aynisini yapmaz umarim.

15 Şubat 2011 Salı

Fall in love with Blue Dress........

Yok ben anlamam modadan.
Bu elbiseyi gorunce gonlum kaydi,icimde bir kiprasma oldu ,ona sahip olmaliyim hissiyati beni esir etti.Cok sevdim ne yapayim.Boyle hissiyatlar genellikle ayakkabiyla aramda sikca kuruluyor fakat elbiseyle de olabiliyormus demekki.
Blumarine yaz kolleksiyonundan fiyati umurumda degil eminim etiketi gorunce ac yatan sokak cocuklarini dusunecegim,sokak kedileri icin bile haksizlik yaptigim icin uzulecegim..,Kumasina dokununca alacagim haz ayni anda izdirap olacak,bunca yoksulluk haksizlik varken ortak olma; acimasizlarin tarafinda olma diyecegim.Askimi sevdami kalbime gomecegim,usul usul akan gozyaslarimi silerek iyi ki modanin esiri,tutkunu degilim diye sevinecegim.
Yaz da geliyo bisuru dugun var kafesli siyah ayakkabilarimla ne guzel olurdum saclarimi da at kuyrugu yapardim..
Zaten etek boyu cok kisa olmaz olamaz,kocam dunyann lafini eder,artik 35yasina giriyorum oyle zittirik kisa elbise giyemem anneyim de ayni zamanda...
Yanliz kalmak istiyorum gel-gitlerimle ....

9 Şubat 2011 Çarşamba

Biseyler..

Sizin etrafinizda ,yanibasinizda biseyler olur ve siz oylece bakarsiniz,izlersiniz ve hicbirsey yapmazsiniz.Yapamazsiniz,bir el sizi tutar.Biseyler sizi durdurur ,siz bile bilmezsiniz o seyin  ne oldugunu.Sonra birgun sizi hic ilgilendirmeyen birseyde, biryerde,bir olayda beklenmedik bir performansla patlarsiniz.Anlatamazsiniz kendinizi,ifadeler yerini bulmaz,bulamaz,sacmalamisisndir iste.Kime ne desen kendine ne uydursan da olmaz.Oylece oluvermistir,o an senin icinden bir canavar dogurmus ve aninda o canavarin girtlagina cokuvermissindir.Yani iste boyle her hareketinin aciklamasini yapman gerekirse ,ki umarim gerekmez...boyle uzun aciklama-aciklayamama cumleleri ki kimseyi tatamin etmez-edemez.
Bulent Ortacgil'in Light albumunde tekrar tekrar dinlemekten bikmadigim ve su aralar Ask Tesadufleri Sever filmiyle tekrar gundemde olan o muhtesem sarkinin sozleri dusundurdu tum bunlari.Ve kendimi ifade etmekde cok da basarili olmadigimi hatirlatti bana kendime tekrar..

http://www.youtube.com/watch?v=-idv4dNCaBU

ve Marmaris ne guzel gidersin soguk bir birayla deniz tuzu yuzmde beyaz  bir golgeyken..Saclarim ilik ruzgarinla kururken,Can Kafe de karsidaki adanin tepesinde evimiz oldugunu hayal ederken,Eylul aksaminda ,Martta,Mayista her mevsimde beni mutlu eden,huzunlendiren Marmarisle dinlemeliyim bu sarkiyi tekrar tekrar....

30 Ocak 2011 Pazar

Bir devirin kapanisi.

En geride ,derinlerde ,cocuklugumda hatirlayabildigim manzara 3-4 yaslarimdayim;dedemlerin arka bahcesindeki bu babamla amcamin yaptigi kalp sekilli sus havuzunun etrafinda toplanmisiz,dedem beni havaya ziplatiyor,ben kikirdiyorum.Hafizamda ki en derin nokta bu.
Dedem gecen hafta 97 yasinda aramizdan ayrildi.Gecmisi tarihleriyle insanlarin soyisimleriyle tum ayrintilariyla hatirlayip,anlatabilen bir insandi.Ailesine karsi sinirli ve asik suratli,disardakilere karsi cana yakin ve sevimli bir eski zaman insaniydi.Aga cocugu olarak dogmus ve oyle yasamis,ve belli bir yerden sonra anilarla yasar olmustu.
Bu haliyle ona karsi olan hislerimiz de birhayli karisikti.

Ama ben dogdugum kasabada aga torunu degil,firinci Fadime ve Semerci Sait'in torunu olmaktan daha cok gurur duyardim.
Ninemiz evlerinin avlusundaki tas firinda ekmekcilik yapardi.Sabah 5'te kalkip daglara cali-cirpi toplamaya gider,firinini yakar mevsimine gore patlican,biber,patates kozleyip kahvaltisini ederdi.Yani diyetisyenlerin detox vb.adlandirdiklari sekilde beslenirdi.Eksi mayayla yapilan buyuk yuvarlak sert ekmeklerin,hashasla yapilmis ramazan bazlama pidelerinin taze kokulariyla buyudum.
Dedem ise eseklere semer dikerdi,kendisine essek terzisiyim ben derdi.uzun uzun sazlari kivirip sekillendirip,renkli kecelerle suslerdi,tek bir semeri yapmasi 1ay kadar surerdi benim hatrladigim.Agir kanli bir adamdi ,sabirliydi,olmak istedigim ozelliklere sahip tek insandi.Her ani coskuyla yasar-yasatirdi .Camiden gelir oturur ceplerinden gelen sesleri bize duyurmak icin ugrasirdi,ETI PUF'un seffaf ambalajinin sesini duyunca uzerine atlardik bagrislar,cigrislar ; onun ve bizim mutlulugumuzu su an hic bir kelime tarif edemez.Sokaktan gecen dondurmacidan aldigimiz dondurmalari bir yalar bir yudum ilik su icerdik sayesinde;bogazimizin bu sekilde sismeyecegine bizi de inandirmisti.

Firinci ninem bayramlarda ceplerimize bir tutam corek otu koyardi,nazar degmesin diye...
.Hepsi gocup gitti buradan; bu uzerine bastigimiz toprakdan,bu adna hayat dedigimiz yanilsamadan...Hayli zaman oldu.Mutluyduk hepimiz cok mutluyduk,kimse hastalanmazdi,kimse doktora gitmezdi,evimizde hic dedikodu yapilmazdi,sofralarinda herzaman misafir icin yemek ayirilan bir evde buyudum.Guzel huylar ogrendim.Minnettarim,,
.Cok ozluyorum onlari,cocuklugumdaki saf mutluluklarimi,ahsap merdivenleri gicirdayan ahsap evi,avludaki kayrak taslarini,ahsap kapinin uzerindeki cember tokmagi...
Onlar ulastiklari biz kaldigimiz yerde mutlu olalim dilegim budur.

14 Ocak 2011 Cuma

Anne- Baba Ol Gel Etkinligi

Aralik ayinda hemen hemen hergun bir etkinlik yapildi Sare'nin okulunda.Pijama partisi,Yeni yil Partisi,Jimnastik gunu,Anne Baba ol gel partisi.En heyecan uyandirani anne kiyafeti giydigi gundu.ojeler surduk sanki anne ojesiz gezmezmis gibi:),kolyeler,bilezikler omuzlara kadar cikti ama mutluyduk..En sevdigimiz olmazsa olmazimiz firfirli etegimiz,capraz cantamiz,sanki annemiz normal hayatta boyle rukus de onu taklit ediyoruz..Takmam ben fular ,sevmiyorum bogazima bisey dolamayi,hele sonbahar gelince boynuna bez dolayinca kendini sofistike bisey oldum zannedenlere cekinmeem gulerim.Laf laf acti yine su moda bloglarina bakmadan edemiyor bi o kadar da saydiriyorum yazdiklarina fotolarina.Zannedersin cok refah bir ulkede yasiyoruz hoop alisvris dedinmi hepimiz ilk Beymen'e kosuyoruz,Hepimiz choo ayakkabi alabilecek kudretteiyiz.Botteganin bu sezon kreasyonunu gormeden alisverise cikamayiz.Ama cik sokaga herkesde ayni taklit LV canta nooldu yazarken hepiniz zenginsiniz,alisverise gelince Zara,H&M den baskasi agir geliyor.Birde sozlesmisler giyn kusan yere diz cok ,ya da bacaklari carpittirarak poz ver ahaaaa bu da moda fotografi.cozdum ben iste bu olayi ,yapayim bi moda blogu resimlerimde yuzume de maske ,cicek bocek ciziktiririm,onemli sahsiyeti yuzu taninmasin hesaaabi.Ne masum baslamistim yazima anaokuluna gidiyoruz diyecektim,parti diyecektim,hos hos ,cizittirecektim,icime moda seytani girdi,Prada pabuclarim ayagima vurdu aklim nerelere kacti tuhh..

30 Aralık 2010 Perşembe

Sahibinden satilik yepyeni az kullanilmis yil

cocukken kirtasiyeye gider en pullu simli yeniyil kartlarini alir pullar yuzume gozume yapisir eglenirdim,ve hepsinin icine klise   Erdogan ailesinin yeni yilini kutlar saglik,mutluluk ve basari getirmesini dileriz. Karahan ailesi yazar ailecek kutlardim yeniyili,belki kucuklerin ellerinden buyuklerin gozlerinden yada tam tersi operdik iste,herkes herkesi artniyetsiz operdi.gelen yeni yillar pek bi ikircikli ,pek bi kalles geldi bana,arkalarindan konusuyorum ayip oluyor ama:)sonra televizyonda dansoz cikacakmi diye meraklanirdik,tavuklar haslanmaya baslardi,organiktiler gec pisiyorlari yanina mutlaka pilav,kestane kebap,raki kokusu,kacak getirdiysen viski en conisinden:) agac falan suslenmezdi ozamanlar ecnebi isisydi yapanlar kinanirdi itinayla. sonra dansoz cikardi garip igreti bir durumdu dansoz izlemek,o zamnlar daha televole gormemistik,ciplakliga alisik degildik,sarkicilar giyinik sarki soylerlerdi.telefon cok yayagin degildi yeniyil karti attiysan baska iletisime gerek de kalmazdi.simdi heryerde noel baba,her evde yeniyil agaci,Sare bile Santa clous sarkilari ogrenmis.ne gerekirse yapiyoruz cok itaatkariz yani hergordugunu yapan ozenen,internette birbirini dikizleyen,super insanlar olduk yaw sonunda.bu da benim yeniyil notumdur hic kimseye hicbisey dilemiyorum,herkes hakettigini yasasin .bu yil.yeni yil veya her ne zaman isterse...simdi gidip zencefilli kurabiye yapmaliyim:)

15 Aralık 2010 Çarşamba

hey gidii gunler heyyyyyyy

Seneeee 2001 ben cok genc hayattan ne bekledigini bilmeyen ama hep iyi seyler uman,ve iyi seyler yasayacagina inanan saf bir genc kiz iken....yine ani kararlar vermekten cekinmeyen macera tutkusu dorukta,arayis icerisinde naif kirilgan mulayim bir genc kiz iken:) isin kisasi ben genc bir kiz ikeeeen bir aksam gelen bir telefon ilen 1ay kadar bir sureligine guneydogu illerine hem seyahat hem is teklifi alaraktan ve hemen o an karar verererekten 1saat icinde canta ,bavul hazirlayaraktan benim gibi yarim akil 2arkadaslan  ve onlardan daha yarim akilli soforumuzlen ciktik yollara...Minibus gibi bi araclan Nokia konnekting pipil promosyonu yapacak gezeck ,eglenecek yiyip,icip cosmaca yapacagiz ama sofforumuz Sami  iste tam burada devreye giriyor.......
1ay kadar suren yolculugmuzun buyuk bir bolumunde titrek sesi, is makinasi kivamli tinilariyla Azer Bulbul dinlemek suretiyle suurumuzun ,hayat enerjimizin,gencligimizin,masumiyetimizin,guzel neyimiz varsa o siralar bize dair yollarda AZER AZER  yitirdik:) bu sofor Sami aabi sayesinde.Adiyaman carsisinda gezerken kendisini esnafa rezil ederek aldik intikamimizi ama Azer'i n yarattigi tahribat bu gun bile bunyemizde hissedilmektedir!
Antakya'da tepsi kebabi,Kral Kunefe de yedigim kunefeler,oy oyy canlandi hepsi simdi gozumde heyyy hey gidi gunler bea.
Gaziantep de pavyonlarin oldugu sokaktaki otelimiz,Urfa 'da Kazanci Bedii 'den dinledigimiz Rubailer,ictigimiz Mirralar,o donem teroristlerin gezdigi dag eteklerinde arabadan inip halaylar cekmelerimiz,Adana Ceyhan'da herkesin sasirtici ve carpici kufurler le diyalog kurmasi...Kebabin her turlusunun yenip 4kilo alaraktan eve donus.....

.