25 Şubat 2010 Perşembe

Sanat


Yukari da resmini gordugunuz sanatci kardesimiz, Jakarta Pasaraya alisveris merkezinde hic de ozel olmayan bir kosede sanatini icraa etmektedir.Kendisinde 1gram sanatci kaprisi gorulmemistir.
ne yapmaktadir bu guzel insan;sepetinde bulunan geri donusumsel bez ve kumas parcalarini kirpip elde ettigi boyali kirpiklarla tablo yapmaktadir,kirpiklari yapistirici yardimiyla resime tutturmaktadir.
Posted by PicasaBu kadar basit!!!
Dalga gecmek icin soyledigimiz Gora alintisi Turk atasozumuz"bunu yapan kor oldu" iste neredeyse bu kardesimizin yaptigi is icin gecerlidir.
Iste simdi diyorum ki soyle tek bir uyduruk tv dizisinde rol alip sonra oyunculuk yurek ister vs.gibi roportaj veren ve yaptigi isi abartip ne kadar emek verdigini gozumuze batiran,her dergiye ,gazeteye ayni soylemlerle ve cumlelerle roportaj vermekten cekinmeyen, sanatci kaprisli insan evladina takdimimdir.
Bak gene durduk yere sinirlenmisim.Ama yazarak aliyorum hirsimi,zararim yok kimseye.Az bilgi alayim memleketimden diyorum,heryerde dizi oyuncusu roportaji.Kizdirmasinlar beni..
Tam bitirmistim ki yazimi simdi hatirladim bir ara sanatci durusu diye bisey tartisiliyordu sevimli ulkemde.Hala biraktigim gibi sanatci sanatci duruyorlar mi acaba?
Onceden bu tarz yazi yazanlara da kizardim,sen kimsin de boyle giydiriyorsun onune gelene diye,ama simdi anlamlandi kendim yapmaya baslayinca.Bunyedeki rahatsizligi disari atmak ferahlatiyor insani :))

22 Şubat 2010 Pazartesi

O'nu sevme BEN'i sev

Yanlarinda kimse yokken kimse onlari gozetlemiyorken ne kadar guzel oyun kurup oynayabilen iki kuzen iken.Araya biz buyuklerden birisi girip herhangi birsey soylediginde ya da tavsiyede bulundugunda vs. birden buyu bozuluyor ve kizimin icindeki kiskanclik canavari ortaya cikiyor.Iste o andan itibaren Gokdeniz'in her aldigini almak isteme,hatta cocugun varligina tahammul edememe durumu basliyor.Ben'im Annem o,Benim Anneannem o,benim o sirasiyla surup gidiyor.
Aslinda ne guzel bir duygudur kiskanclik,sevgi ve ilgi acligidir cocukken ama bazilrinda bu durum pek degismez buyuseler de.

Kiskaclik yuzuden karilarini eve kapatanlar,balkona ,pencereye bile cikmasina izin vermeyenler,yok yok bunlari sevgi ve ilgi acligiyla aciklayamazlar herhalde!!!!Psikoloji okumus olsaydim gu bir yontemle!aciklardim elbet cekimeden.
Niye yaziyorum butun bunlari kizim kiskanc olsun istemiyorum,kizim korkak olsun istemiyorum,kizim ahlakli olsun,yetenekli olsun istiyorum.Kizim kendi degerinin hem cok farkinda hem de kum tanesi kadar degersiz varliklar oldugumuzun farkinda olsun istiyorum.Bedeninin varligii degil,ruhunun yogunlugunu yuceltsin istiyorum.Benim olduklarimi ve olamadiklarimi olsun istiyorum.Masumca istekler bunlar,bunlari oa enjekte edip ebeveynlerine karsi bunlari olmaliyim cunku ONLAR istiyor diye kendi istekleriden kendi dogrularidan vazgecsin istemiyorum.
 iste biz bu isteklerimizi,her hareketimiz ve onlar icin her yaptigimiz secimle azar azar enjekte ediyoruz belki de; onlar bizim cocuklarimiz  ya her hakki goruyoruz ustlerinde.
Anafikir nedir?Pedagoglari dolasip sisteme baglamak  mi,yoksa biz nasil buyuduk;Allah yardim etti Ya!onlar da iste o yardimla mi buyusunler?
Daha dun bir arkadasimla(Amine) konusurken aslinda hic de yanliz olmadigimi anladim,butun gununu cocuguyla geciren,onunla beraber yemek yapan,resim cizen,cizgifilm izleyen,sarki soyleyen bir anne olmasina ragmen;hala acaba bugunu eksik mi gecirdik ,ona faydali olamiyor muyum diye dusunmekten alakoyamiyordu kendisini.

Posted by PicasaKiskancliktan nerelere geldim,disim sussa da icim hep konusuyor,icim hep geveze.

16 Şubat 2010 Salı

SINIR

Bir sevgililer gunu vukuatini daha atlattik.Uzeri fiyonklu 4x4 gorup sinir olanlar,taksitli pirlanta alip hediye edenlere verip veristirenler,vay gercek sevgi boylemi olur muslar.Kitlesel yapilan herseye karsiyimcilar.
Size ne ya isteyen kutlasin , acsin sampanyasini gitsin kirmizi mumlu kalpli masalarda yesin yemegini.Ama yok nedir sevgililer gununu kutlamaya karsi olan kitledenseniz gercek sevgi size gore asla pirlantayla,pahali ciceklerle,armaganlarla olmaz.Nesi kotu nesi ayiptir bunun.Simdi sevgilim bana sirf pahali hediye aldi diye(ki yok oyle bisey,birlikte bile degildik  sevgililer gununde) biz gercek sevgiyi paylasmiyor mu olacagiz.Birbirimizin gozunun icine baktigimizda burnumuzun ici asktan titriyorsa bile tuketim kulturunu korukledigimiz icin sirf bu yuzden gercek ask degil mi yasadigimiz.
Ay ben karsiyim,kutlamiyorum sekerim...O zaman arama anneler gununde anneni de goreyim hadi o da tuketim kulturu,o da kitlesel sevgi gosterisi gunu.Sinirlandirarak kendinizi gercek sevgi,mutluluk ve ya her neyse adini koydugunuz sey kendi yalaniniza ordugunuz kiliftir aslinda.
Yoksa bakin yazilanlara; herkes ruh guzelligine onem veriyor,herkes belgesel izliyor sadece,herkes dogayi koruyor,paraya onem veren insan yok yani o derece yalanlariniz.
Kendi sinirlarinizda zavallilasiyorsunuz.
Tamam ben de guluyor ve cocuksu buluyorum oyle billboardlara seni seviyorum vs.yazanlari.Ama su bir gercek ;sevginin ,askin binbir tarifi ve sekli var.Kim nasil ifade ediyorsa kendini,siz begenmesenizde iste ASK odur.
Bir zamanlar loving you sakizlari vardi icinden ask...budur karikaturleri cikardi...ask sevdigine cicek vermekti,hastayken corba yapmakti,seni seviyorum demekti,ona ait olan seyleri sevmekti.
O sakizlara da kizin o halde cocuklugumuzu zehirledi bize ogretilmis asik olma rituelini yasatti diye hadi bakiyimm sizi yalanci  sosyal boceklerrr sizi.....
Posted by Picasa

28 Ocak 2010 Perşembe

En bi cok sevdiklerim...


Bu basligin altina baska bir fotograf koyamazdim.

Bu sabah kahvaltida kurutulmus domates yerken zihnimde birden sevdigim seyler siralandi.
Mesela yazin kahvaltida domates uzerine kekik dograyip bir de zeytinyagi .Sonra nanegillerden Reyhan; kokusunu duyunca kendimden gecerim.Domatesi elma gibi disleyerek yerim uzerine hafif tuz serpistirince hele mmmmm.Ve taze sogan nasil yakisir kisir'a sonra mideyi fena yakar ama taze sogani pazarda gorunce bile mutlu olurum.Sonbahar yaklasirken artik kereviz yemegi yapabilecegim icin birden kis mevsimini sevmeye baslarim .Hele kerevizin sapiyla yapilmis bolognes sos nasil yakisir makarnaya.
Kurutulmus domatesi sicak suda az yumusatip uzerine sarimsak,zeytinyagi ve taze kekik.
Evde yapilmis ince hamurlu sosuna sarimsak kattigim pizza.
Ekmegin uzerine biber salcasi surmek uzerine hafif bahartlandirinca .
Cemensiz pastirma  icine izmir tulumu ve yesil zeytin sararak yemeyi severim mesela.
Kozlenmis salcalik kirmizi biber bu listenin olmazsa olmazi.her kahvaltimin bastaci.
Sonra makarna uzerine yapmayi hayal ettigim her turlu sos heyecanlandirir beni.Severim iste.
Kalabalik sofralari severim,yemekle birlikte hos sohbeti,uzun pazar kahvaltilarini;dinlenip dinlenip yemeye devam etmeyi.
Bitter cikolatayi ,naneli ve portakllisini bulursam en mutlu insan benim.Kinder Bueno'yu.Turk kahvesini,fal kaptmayi.french pres filtre kahveyi,vanilyayi.
Endonezya'da kesfettigim aci biber recelini (Sambal Bankok).Kizgin volkanik tas uzerinde pisirilen eti.Yine Endonezya'da tanidigim Rambutan'i.
Sonra Kutahya Saphane 'de eski usul firinda eksi maya ile yapilan ev ekmegini.
Saphane elmasini.Sami amcalarin avlusundan iceri girince duydugum rutubet kokusunu.
Yasli insanlarin yavasligini.
Balli,vanilyali puroyu.
Bali birasi exotic ale Storm birayi.
kisa suren tekne turunu,
Eylul ekim ayinda kordonda otururken hafif serin havada urpermeyi.
Alsancakta tiki kizlari izlemeyi.
Nissan Micra'yi.
Evde cicekli koltukta kitap okumayi.
Ne kadar sansli bir insan oldugumu farketmeyi.
Kocamin kafasinin mesgul degilken bile mesgul olusunu.
Sarenin her halini,ona sahip olmanin verdigi mutlulugu.
Annemin yaptigi yasadigi ,gordugu ,konustugu herseyi anlatma telasini.
Kayinpederimin  rahatligini ,yavasligini,sabrini.
Esma'yi severim cogu zaman beni dinlemese bile.
Ozlemi severim heyecanla biseyler anlatmasini ve eski nesesini.
Esra'nin mertligini ve super insan Tuana'yi.
Burcu'nun kararsiz kararliligini,stilini,arkadaslarina deger vermesini.
Nursel'in guclulugu ve hatirsinasligini.
Hacer'i severim yillardir birbirimizden kopmadigimiz icin.
Zara'yi,Mango'yu,little big'i.
Alparslanin bana supriz yapmaya calisirken ki telasini ,saskinligini.
Gardrobumu acip uzun uzun bakmayi,kafamda kombin yaratmayi.
Dekorasyon dergisi incelemeyi.
Pasabahce butik magazalarini.
Earl grey cay icmeyi.
Sare'nin baskaldirisini hayir deyisini,kisiliginin oturdugunu gormeyi,
Guclu hissettigim anlardaki Ben'i.
Kocami.
Dostlarimi.
Bazi akrabalarimi:))
Ailemi,esimin ailesini,cekirdek ailemi .kendimi severim .

Posted by Picasa

19 Ocak 2010 Salı

Okyanuslarin,Kitalarin uzerinden ucmak


Endonezya yolculugunda ucus haritasini acip ara ara nerenin uzerinden ilerliyoruz diye bakmak aliskanlik oldu bende.Haritada gordugum uzerinde ilerledigimiz ulkelerde yasiyor varsayarim kendimi ve baslarim hayal kurmaya.Tabi ki Dubai'nin uzerinden gecerken orada yasayan Ayse Arman olmak degil hayalim:)
Okyanusta kayip bir balikci,Pakistan'da yalinayak kosup oynayan bir cocuk,Hindistan'da bir dansci oldugumu hayal ederim.Hep ve herzaman baska yerleri baska hayatlari merak etmisimdir ve o hayati ben yasiyor olsaydim oradaki rolumu konumlandirmaya calisirim.Ama hep bu durumlarda karsimda savasci ve isyankar maceradan maceraya atlayan bir aksiyon filmi aktoru kivamli bir BEN buluyorum nedense.Yok oyle hayallerimde bile soyle bi oturayim Hindistan'da seyh'in karisi olayim zevk-u sefa sureyim,olmuyor iste bu deli bunye kabul etmiyor kokos hayalleri .
Altimizda kitalar okyanuslar,goler,denizler,koca bir dunya yavasca akarken,ya da bana bu anlar yavas gelirken,degisken kimliklerdeki halimi canlandirirken hayalimde; yasamak,varolmak ve BEN olmak mucize.Tanriya binlerce sukur verdikleri icin.
Posted by Picasa

25 Aralık 2009 Cuma

Yati Abla ve Uzuuunn Fasulyeler


Evimizdeki yardimci Yati Abla.

Elinde tuttugu da Endonezya fasulyesi, saniyorum 1bucuk metre kadar var.Ama nasil taze; cig yedik birkac tanesini ve sonra Yati abla bana bol baharatli ve sarimsakli fasulye sote yapti yanina da Nasi Puti ,bir de ben Turk usulu kofte kizarttim,cocuklar gibi sendik o aksam.Aramizda kalsin bir de dedikodu yaptik is arkadaslarim ile ilgili.Mevzu eglenceli olunca lisan problemi de kalkiyor ortadan bir sure sonra ingilizce mi,arapca mi,bahasa mi yoksa turkce mi konusuyorduk hatirlamiyorum.
Bu fotograf yerine nemlendirici krem brosurunun uzerindeki genc kadinin resmini koyup onu Yati olarak aileme tanitmami istedi kendisi:)
Posted by Picasa

14 Aralık 2009 Pazartesi

egimli kopru altinda nasil uyunur-2

Ayrintili bilgi asagidaki fotografta:)Endonezya halki erkekleri bende genel olarak cok tembel olduklari izlenimini birakti.Yolda arabada seyir halindeyken gordugum manzaralar bunu kanitliyor.Yatabilecekleri ,uyuyabilecekleri bir yer bulduklari zaman hemen degerlndiriyorlar.Bu yuzden yol kenarlari,kopru korkuluklari,motosiklet ustlerinde dukkan onlerinde hep yatmis uyuyan,uyuklayan adamlarla karsilasiyorum.
Posted by Picasa