1 Ekim 2012 Pazartesi

Sonbahar gezmeleri

Sonbahar geldi bir huzun coktu diyemeyecegim hava hala cok sicak plajlar dolu gunes cayir cayir yakiyor bugun itibariyle Ekim ayi olmus ama sonbaharin sadece adi var.Ama biz son ishal ve kusma salginina yakalandiktan ve atlattiktan sonra plaj deniz mevsimini kapattik.Artik daha doga temali kulturel turlar atmaya basladik cocuklarla ne kadar oluyorsa?
Sirince Koyu Izmire disaridan gelen miafirlerimizi nereye goturelim telasiyla hep ilk tercihimiz olmustu simdiye dek ama bu hafta misafir gelmesini beklemeden cekirdek ailemizle gittik.Eskiye oranla daha bir turistik daha bir kalabalik geldi bana.Ve bu sefer saraplardan uzak durduk.Ben hala emzirme doneminde oldugumdan pek de canim istemedi.Giderken otoban yerine eski torbali yolunu kullandik ve yol uzeri Yoruk Ali kahvalticisina girdik.Disaridan temiz gorunen bir mekandi denenebilirdi.Menemen soyledik ve ici ciziklerle dolu bir teflon sahanda pismemis yumurtali olarak sunuldu.Evde teflonda en ufak bir cizik gorunce tavayi cope atan bana yapilmamaliydi bu olamazdi hayirdi nayirdi nolamazdi.Sakinan goze hep mi cop batardi?Sirince de Pervin teyzeye gidip kurufasulye yiyecegim diye tutturdum ama orasi da temizlik ve hijyenle ilgili pek bir umursamazdi ne bizi ne baskalarini.oyyyyyyyyy hani bu ne guzel gezdim yedik ictik hayat ne hos yazisi olacakti ama olamiyor.
Ama kilise cikisinda koylu teyzeden eksimaya koy ekmegi aldim ki mmmm mis .
Oraya kadar gitmisken bir de Kusadasi yapmadan donulmez dedik.Benim icin gecmisde her gidisimde pek de hos anilari olayan Kusadasini sevdim birazcik.
Her gidisimizde ya arabamiz bozulur ya trafik cezasi yeriz ya cekici arabamizi ceker ya da yanimizdakilerden biri birileri sarhos olurdu vb sebeplerden pek gitmem ve pek sevmem Kusadasini.
Denizi kokladik bol bol.....
Iste boyle bir pazardi dostlar yediklerimin disinda hersey guzeldi.Acayim bi restoran hayalim depresti yine.Kimler ne sacma mekanlar isletiyor ve insanlar nerelerde ne sacma seyler yiyor ve para harciyor diye dusundugum zamanlarda mutemediyen depresen restoran acma hayalim yine basroldeydi.
Hadi buralar boyle cumartesi gunu Kitchenette'de yedigim sevimsiz noodle ve tatsiz salata ve daha onceki haftalarda ici cig sunulan hamburger ve ben niye hala inatla oraya yemege gidiyorum?
 
Bence siz sadece fotograflara bakin ve bu yaziyi okumayin iciniz bulandirip keyfinizi bozmayin .
Ne guzel fotograflar ama di mi?

12 Eylül 2012 Çarşamba

Yaz Geçer.......

Ofladik poffladik surekli ne bu sicaklar boyle dedik ve yazi bitirdik.Eylul geldi Izmirin en guzel zamani eylul ve mayis aylaridir.Sersemleten ruzgarda dolasmak,bir koseyi donunce delice esen ruzgar sonra aniden cikip yakip kavuran sicak nasil giyinmen gerektigini birturlu kestirememe hali guzeldir.Izmirin dogumgunu 9Eylul de konaktan ve kordondan jetlerin muhtesem dansini izleme sansi yakaladik kizimla.
Bu jetleri kullanan adamlar ne cesur ne korkusuz adamlar dedi Sare.
Sonra yaz bitmeden yeni yerler kesfettik Cesme'de .Patika pis yollardan gectim arabanin ici toz toprak doldu ama degdi dedik.Su soguk ama girince alisirsin klisesini soyledik,girdik alistik.
Kostebek gibi kumlardan yeni yollar actik.Denizin suyun sesini dinledik.Cocuklar suyla kumla mutlu oldukca biz onlarin izlemenin keyfini cikardik.Cesme'yi denizini ve kumunu hatta ruzgarini bile sevdik giderayak.
Artik pek ziyaretcisi olmayan plajlarda diledigimiz sezlonga yayilmanin ,yer begenmenin luxunu yasadik.Eve gelince cantalardan ceplerden cikan kumlari silkeledik.
 
 
Puslu kitalar Atlasi ve Suskunlardan sonra merakla bekledigim Ihsan Oktay Anar 'in Yedinci Gun 'e basladim mutlulukla.
Kendi golgelerimizle oynadik ve yaza elveda dedik.Murathan Mungan'in bende derin bir iz birakan
siiri  gibi Yaz Gecer....
Yaz gecti.Simdi okul telasi ve sonbaharda yapilacaklar listemle bisuru hayata gececek ve tabi maymun istahima yenik dusecek projemle sonbahara hazirladim kendimi.

5 Eylül 2012 Çarşamba

bonibonlu kurabiye cicekleri ve dostluk

Sizin de size boyle guzel kurabiye cicegi,cicek kurabiyesi yapan arkadaslariniz var mi?
Uzun ca bir zaman geciyor beraber kahveler iciliyor sohbet ediliyor evleniyorsun,cocugun,cocuklarin oluyor; hala cocuklarin gurultusune ragmen sohbet etmeye calisiliyor ve o kahve mutlaka iciliyor:)
Bukiem iste bu yuzden blogdan,instagramdan ,evimden heryerden hep like like like............

Sonra birgun kendinle basbasa kalinca bir fotograf sana dostlugunu hatirlatiyor.
Sonunda sicak yaz gunlerinden serin aksamlara gectik sonbahar en sevdigim mevsimi Izmirin doya doya yasayacagim tum sokaklarini erteledigim kitaplari okuyacagim ve yine dostlarimla kahve icip uzuun uzuuun ya da cocuklar varsa kisa ama derin sohbetler...
Mutlu ,huzurlu sonbaharlar.
Merhaba EYLUL...
 
Posted by Picasa

8 Ağustos 2012 Çarşamba

Noodle da iddaam var.

Uzak dogu mutfagina bayilirim....ama uzak dogu yemeklerini uzakdoguda yedikten sonra buradaki cin restoranlari uzakdogu yemekleri cok bayagi geliyor zannediyorlar ki icine soyu sosu konan hersey hemen uzakdogulu oluveriyor.
En son sushi-co da yedigim sevimsiz ve pahali noodle dan sonra yok bidaha disarda cin-min yemem dedim.Kizimin cin restoraniyla ilk tanismasiydi ve cubuklarla yemeyi denedi basardi ve zannedersin cin kultururyle buyumus o derece basarili simdi ise evde de hala cin cubugu chop-stick kullaniyoruz .

Evde beyaz pirinc sirkem,tatli eksi sosum,soyam ve daha ne oldugunu cozemedigim ama et marine etmede kullanilan orjinal cinli soslarim var.Azicik da pisirme tekniinden haberdarsaniz herkes yapabilir diyorum ve ben yapiyorum,resimliyorum ve sunuyorum.

Iste bu kadar dostlar kizgin ve az yagli vok tavada sebzeleri pisme sirasina gore soteleyin en son soya ve karidesler.Noodle kaynar suda haslanir sonra hepsi birbiriyle tanisir mutlu olurrr...


Kis gelse de coconat suyuyla yapilan bol acili dillere destan Tom yon corbasi yapsam resimlesem anlatsam.
Bir de endonezyaya ozgu kizarmis pirinc anlamina gelen Nasi goreng var ki onu yapamam saniyorum.Nasi goreng icin turku yapkip telefonda kocaciima soylemisligim bile var.Birde kurbagalar icin besteledigim  5 bin kurbagali dere turkum varki dillere destan.Bi dinleyenin hafizasina kazinacak turden cins.

4 Ağustos 2012 Cumartesi

Filtre kahve,visne receli ve Marilyn

Acikli bir hikaye onunkisi daha dogmadan ters gitmis bicok sey ; herkes Marilyn olamiyor bedeli var elbet odenmesi gereken.odetiliyor odeniyor.ben daha henuz cocukluk bolumundeyim amannn yetimhanelere mi dusmedi evlatlik mi verilmedi anneanne delirdi oldu anne hayatkadini kivaminda o da deli baba yok ve kim oldugu bile pek belli degil gibi oradan oraya savrulan hep birbaskasinin elinde kisiligi yogurulan zavalli bir cocuk .
Bebegi uyutup ,kizima da Dora yi actigim zaman biraz ozgur kalinca okuyabiliyorum ;(Kendime pek vakit ayiramiyorum yakiniyorum sIkIliyorum ama cocuklarsiz da pek duramiyorum artik daha organize yasayip herseye azar azar zaman ayirmaya calisiyorum.
Daha cok kizimin arkadaslariyla gorusebilecegi organizasyonlar yapiyorum.OFFFFF cok kuduruyorlar iki kisi bir araya gelince coookkk.Ustte gorunen benekli bacaklardan boyalari iki gunde ancak cikardik;) ama onlar cok mutlulardi boyalar cikmadikca kuvette cikmiyyycaakk cikkmiiycaakk diye dans edip sarki soyluyorlardi.





Sonra babannemin bahcesinden gelen visneler en buyuk sevinc kaynagimdi taa kii cekirdeklerini ayiklamaya baslayincaya kadar.....
Visne receli en sevdigim recelmis meger,karar verdim.Cocukken visne toplayan iscilerle beraber yemek yemek icin can atardik visne lekeli elbiselerimiz bizim icin mutluluk kaynagiydi.Kucukken ninemin baginda domatesi bahce sulama suyuyla yikayip taze soganla yedigimiz gunler ruyamiydi ki ....

26 Temmuz 2012 Perşembe

Bir bebek ve bir cocukla yaz nasil gecer?

Bir bebek;oyun isteyen buldugu herseyi kemiren yerlerde surunerek donerek ilerleyen ve hergun taze sebzelerle yapilmis corba ,meyve puresi ve taze mayalanmis yogurt yedirilen.
Bir cocuk;anaokulu tatilinde!
Caresiz bir anne bebegin beslenmesini ayarlamaya ve hazirlamaya calisan ve diger cocugunu evde oyalamaya calisan. cok dramatik oldu ama bazen insani bunaltan otomatiklestiren bi is anne olmak.
Biz ne yapiyoruz ;evde kizimin sevdigi yemekleri pisiriyoruz birlikte hazirliyoruz.
Arkadaslarimizin dogumgunu partilerine katiliyoruz ve herseferinde neden benim dogumgunum bugun degil diye kiskanclik krizine tutuluyoruz.
Bag evine gidip babaannemizin bizim icin yetistirdigi sebzeleri topluyoruz dogayi ve onun verdigi nimetleri yasiyoruz.
Haftasonlari Cesmeye gidip ne kadar pahali bir yer oldugundan yakiniyoruz denizin keyfini cikariyoruz.
Aksamlari denize yakin serin yerlerde yemek yiyoruz ve bolca puset itiyor emzik yikiyor ve kucakta bebek avutuyoruz.
Yine de yaz guzel diyoruz afrika sicaklarina aldirmiyoruz bolca terliyor bolca su iciyoruz.
Evde en cok kizimla makyajcilik oynuyoruz birbirimize makyaj yapip palyaco gibi dolasiyoruz .
Bebek uyurken sessiz oluyoruz ve Dora izliyoruz.
Anne dikis makinasini acip biseyler dikmek istiyor ama bi turlu vakit bulamiyor.Kafasinda milyon tane projesi var ve hic vakti yok.Caresiz okullarin acilmasini bekleyecek.

10 Temmuz 2012 Salı