4 Kasım 2011 Cuma

Kavurma bayrami

Sare'nin kafasi cok karisik .Daha bir hafta once yine sabah kalkip ona Sare bu gun bayram demistim,onun anlayabilecegi sekil 29 ekim'i cumhuriyeti anlatmaya calismistim.Ama o gun bayram olmasina ragmen bir etkinlik yapmamistik.Hukumet depremi bahane ederek kutlamalari iptal etmisti,ama televizyonlarda hala copcatan programlari komedi dizileri yayinlanmaya devam ediyordu.Once sehitlere uzulduk,bir gurup teroristin yaptigini butun kurtlere maletme gafletinde bulunduk.Televizyonda irkciligin ve hitler ideolojisinin savunucusu zavalli programcilari izledik.Intikam arzusuyla agizlarindan salyalar gelerek konusuan adamlari kadinlari dinledik .Sonra facebook sayfalarindan irkci kumelenme haraketleri basladi arkadas listemin buyuk cogunlugunun Van depreminde olen kurtlere nerdeyse ohh iyi oldu tarzi yayinladigi mesajlara utandim.Sonra Mardin de insani insan olmaktan utandiran 13 yasindaki kucuk savunmasiz bir kiza 26  (yirmi alti) adamin tecavuz ettigi ve yargitay kararliyla zavalli kizin neredeyse suclu bulunup o adamlarin serbest kalisina tanik olduk.Ve simdi ben size iyi bayramlar demeye Sare'ye bayramla ilgili coskulu seyler anlatmaya ne bileyim iste icimden gelmiyor.Sadece ona bayram icin yeni seyler aldim onun coskusunu sicak tutmak icin.
Cocukken beni cok mutlu etmeyen bir bayram di Kurban bayrami elini optugum butun teyzelerin elleri kan ve et kokardi.Evlerin avlulari icleri kavurma ve en fenasi haslama et kokardi,o zamanlar eti terbiye etmek baharat ve sebzelerle kokusunu hafifletme ve alternatif pisirme teknikleri halk tarafindan pek bilinmiyordu.Bir de taze kesilmis etin beni ve kardesimi zehirledigi gercegi vardi ki bunu kesfedene kadar her bayram kusma ve ishal nobetleriyle burnumuzdan gelirdi.
En fenasi ise cop bidonlarinin kenarindan kosesiden sarkmis bagirsaklar ve hayvan kelleleri gormekti,ister istemez sahit olunurdu,o zamanlar cocuklarin psikolojisini falan takan da yoktu.Simdi kurbanlar saglikli kosullarda kesiliyor ama kucuk kiza tecavuz eden heriflerin psikolojisindeki yargi tarafindan dagitiliyor ADALET.
Kisacasi ulkemin,ulkemin insanlarinin basina gelenlerden basina bisey gelmeyenlerin de verdikleri tepkilerden memnun degilim..

1 Eylül 2011 Perşembe

Selimligi anlamak...

Oguz Atay ve edebiyat uzerine bir yazi  olmayacak bu.Acikcasi Atay'in edebiyatinin  ya da kisacasi Tutunamayanlarin bende birakmis oldugu derin izlerin izini surerek vardigim noktayi aciklama yazisi ya da cabasi olabilir ancak.
Gozunde , aklinda veya mantiginda olen arkadasi Selim'i nereye koyacagini bilemeyen zavalli Turgut'un Selimligi ,Selim olmayi anlayabilmek icin ciktigi icsel ve fiziksel yolculuk veya tam da ayni sekilde Selim olabilmek beni  de  en az Turgut kadar etkilemis olacak ki karnimdaki erkek cocuguna isim ararken donup dolasip ona Selim ismini yakistirirken buluyorum kendimi.
Yasadigimiz surece en azindan bir kisinin bile uzerinde  kucuk bir iz birakabilmek degilmidir cabamiz?
Selim ismi nereden gelmistir aklima ;cevabi kendi sorularinin agirligina yenik dusmus bir ustanin romanindandir.

6 Ağustos 2011 Cumartesi

Okul servisi-soforu-ogretmeni v yolcular

...........
Hepinize iyi niyetle gülümsüyorum,

Hiçbirinizle döğüşemem,

Siz ne derseniz deyiniz,

Benim bir gizli bildigim var,

Sizin alınız al inandım,

Morunuz mor inandım,

Ben tam kendime göre,

Ben tam dünyaya göre,

Ama sizin adınız ne,

Benim dengemi bozmayınız

                                               TURGUT UYAR
 

3 Ağustos 2011 Çarşamba

Bakin neler oldu!

Cok cetin gecen 4-5 ayin ardindan tekrar oturabiliyor yazabiliyor olmak benim icin cok degerli.

Olaylar soyle gelisti;     zaten varolan bel fitigim ataga gecti ve es zamanli gelen hamileligimle beraber hormonlarin da durtmesiyle ben ayaga kalkamaz,tedavi olamaz ve hatta yuruyemez hale gedim.Fizyoterapistler,pasif jimnastikler,masajlar da fayda etmeyip ayak parmaklarim da guc kaybi baslayinca sakat kalma ihtimalim vukuu buldu.Sonrasinda butun riskleri hesaplayip ve omuzlayip hamile halimle ameliyat masasina yattim ve simdilik iyi de ettim diyorum,Ben ve bebegim ikimiz de saglikliyiz.ben artik yuruyebiliyorum,omuirligim duzeldi,bebegim de gelisimine devam ediyor ve test sonuclarina gore de hersey normal ama tabi risk her zaman var.

Zaten oturamayan ben bilgisyarimin internet aygiti vinn'imin kocam tarafindan tarlada bahce de kirilmasi sonucu sanal alemden de uzunca bi sur uzak kaldim.Kisacasi dondum iste artik as ermeler ,mide bulantilari,kas spazmlari,bel agrilari olmadan ozledigim ve hayal ettigim mutlu gunlerimdeyim.

o   halde yeniden  MERHABA...

21 Mayıs 2011 Cumartesi

Oooff Pofffff

Bir bucuk aydir bel fitigi izdirabindayim.
Kapaliyim.
Iyilestigim gunleri gorme umuduyla yasiyorum,iyilesince hergun yazacagim blog sasiracaksin.!

31 Mart 2011 Perşembe

Ben gencken;


Otuz bes 35yasima 1-2 gun kala mutlumuyum diye sorgularken buluyorum kendimi.Hayatimda eglencenin yeri ve onemi azaldi,artik eglenemiyorum,dans etmeyi severdim,muzik dinlemeyi artik bunlari bile cok nadir ve sanki bir gorevmis gibi yapiyorum.Sorumluluklar insanlari sIkIci olmaya zorluyor,onceden hayatinin merkezine yakin duran  seyler artik sadece dugun-parti vs.gibi seylerin oluverisine gore sinirlaniyor.

Ben gencken hayati-anlamini sorgulardim sonra kafamdaki milyonlarca cevapsiz sorudan sIkIlIr,biraz alkol,gurultulu muzik,dans pistinde bir iki salinma iyi gelirdi,sorularin hepsi sigaramin dumanindan  o zamanlar nispeten daha az radyasyon iceren atmosfere suzulurdu usul usul..

Ben gencken Jack Keurac gibi asi  olacagim derdim.Oguz Atay kadar tutunamayacagim sanirdim.Simdi  ise tutundugumu zannettigim seyler benim kendi umutsuzluk sarmasiklarim.

Asi olamadim,motoksitletimle yeni yerler kesfedemedim,zerdust hayati surecek kadar cesur degildim.Peki ne oldum,veya bu duzen icinde ne olmama izin verildi?

Yok bu otuzbesime geldim  ve iste benim pismanliklarim yazisi degildir.Cok guzel bir aileye sahip oldugum icin bir sukur yazisidir.Bir isyan degil,bir duadir
.
Su anda buyuk yesil elmayi dislerken kizimin cikardigi seslere hayran olan bir annenin sukur yazisidir olsa olsa..


Roma'da  sokak arasinda fotografini cektigim ,arabanin uzerine konmus etrafi izleyen,nerede ve kim oldugunu saskin gozlerle sorgulayan bu kus anlatabilir mi derdimi?

29 Mart 2011 Salı

ROMA-VENEDIK-MILAN

Italya tatili planladigimdan cok daha gec ve sorunlu gerceklesti.Oncelikle cok agirkanli kocamdan vize icin gerekli evraklari hazirlamasini rica ettim; yaklasik 2ay surdu bu cabam,en son artik sinir krizinin esigindeyken... neyse hazirladik bitti diye kisa keseyim ,vizeyle ben ilgilendim.Bundan once meger ne kadar cok ve gereksiz yere vize takip ucreti odemisim seyahat acentalarina.Ucak biletleri ve otel rezervasyonlarini da yaptim,ama o kadar cok iptal ettirdim ve rezervasyon opsiyonunu ertelettim ki en son thy'yi opsiyon ertelemek icin 1saat gec arayinca eldeki biletlerden de oldum.Sonuc olarak Business Class uctuk Avrupa'ya.Bizde ucaga binince sampanyayla karsilanacaktik,biz de zengin ve zuppeydik :) 
Sabah ucagini kacirinca Izmir CIP salonunda 4saat-Istanbul da da 6saat CIP salonu nobeti tuttuk.Uyuduk ,uyandik,corba ictik,dergi okuduk,tv izledik,internete girdik,alisveris yaptik,havaalaninin tadini cikardik( iggkkk ne zulumdu beee)....Gecen sene 6sefer uzakdoguya gittim bu kadar yorulmamistim.Ucaga bindigimizde yorgun,Roma'ya indgimizde daha da yorgunduk.Pek parlak baslamayan gezimizi mutlulukla surdurme niyetindeydik.
 Butun tatil boyunca trenleri kacirdik,metroya yetisemedik ,uzun saatler otobus bekledik,yanlislikla tren biletlerimizi  yirttik (kocam sinirli bir turk erkegi oldugunu Italya'da da  kanitlamaya calisirken yanlislikla iptal edilen degil,gecerli olan bileti yirtiverdi.Sonra o biletin yanlislikla yirtildigini anlatabilmek icin halkla iliskiler ofisinde bayaa bi ter doktuk sonra tam hallettik ofisten cikiyoruz garip bir sesle irkildim,bu sefer benim Charli Chaplin kocam kapidaki kopegin uzerine basmis,zavali hayvan iniliyor,Alp saskin bakiniyor...
Roma ruya gibiydi,hic uyanmak istmedim,her sokagin basinda ,ortasinda ve sonunda sizi sasirtacak,hayran birakacak,gulumsetecek bir detay,bir hosluk bulmak supriz degil.
Treviso'ya giden trende de inecegimiz istasyonu kacirinca gece Venedige indik,orada da 1saat tanisma turu attik mecburen ,Venedik'ten Treviso'ya geceyarisi ulasabildik,sevgili kuzenim bizi karsiladi istasyonda.Elifciim bize gece kahvaltisi bile hazrladi.
Elif'in dogumunu,bebekligini hatirliyor olmam bana kendimi yasli hissettirdi,o bile buyumus yurtdisinda ogretmenlik yapabilen bir genc kiz olmustu,ben artik teyze statusunde miydim??nayir nolamazdi genctim ben,daha abla bile olmayi kabullenememisken...
Gezi boyunca Roma'da begenip almadigim pembe saati bulabilmek icin insan ustu bir efor sarfettim.Her gordugum Furla magazasina heyecanla girdim,mahsun mahsun ciktim,Treviso,Venedik ve Milano da hep o saatin izini surdum ve en son Milano da  onu yakaladim)) ohh beee.. 
Yolculuk bavuluma 3tane ayakkabi hazirladim,topuklu bootilerimi giydim ilk gun.Hvaaianinda bu kadar zaman bekyecegimizi ve Roma'da havaalanindan metroya metroda ise  labirent ,bir dehlizin icinde saatlerce yuruyecegimizi,merdiven cikacagimizi ongoremezdim elbet.Otele ulastigimda o botlari yakacak-atacaktim ya kiyamadim daha yeni almistim.neyse bundn sonraki gunler ise dersini almis olan ben ayagimdan artk pek de sevmedigim UGG botlarimi cikarmayacaktim.
Ilk aksam pizza yedigimiz Rossopomodoro'nun buffalo mozerellali ,domatesli pizzasini ve Roma dondurmasinin o inanilmaz tadini ise kelimelere dokmem imkansiz ..